Hakkımda

Ben annesinin kuzusu ,Kore delisii,amatör çevirmen,uzman dj,yarı aşçı,hala öğrenci,müzmin bekar,mustakbel Kore yolcusu,Türk evladı,Kore dostu,sürekli kahküllü,hep depresif,çok haraketli,çok etkili çok etkilenen,saçmalama uzmanı,k-drama manyağı,ygs mağduru,hastalık hastası,annesinin hukuk okumasını istediği ama içinde filoloji yatan dişi aslan... Reşitsem n'olmuş?Yatağımı hala annem yapıyo! *yoonseul*

13 Ağustos 2015 Perşembe

İlk Senemden Arta Kalanlar


 Uzun bi aradan sonra tekrar merhaba herkese..

Baştan söylemeliyim ki hiç kolay bir yazı olmayacak yani henüz erkenken kaçın derim
 Ne bileyim böyle yazma kabiliyetimi unutmuş hissediyorum kendimi
Uzun süredir yazmadığımdan olsa gerek..

 Bu yazımda nasıl ballı nasıl şanslı olduğuma örnekler vermek istedim.Belki bi gün bunu hatırlamam gerekir ve hiç kimse okumasa bile açar ben okurum tekrar tekrar.
 Öncelikle beni bunu yazmaya iten bez cadısı Yoon Jo 'ya teşekkürler.Eminim buna nasıl sebep olduğunu kendisi de bilmiyor henüz :)

Her neyse..
Üniversiteye başladığımı henüz bilmiyorsunuzdur muhtemelen.
Hah işte şimdi öğrenmiş oldunuz :)
İyi ki kendimi asıp kesmeye kalkmamışım,üniversite güzel mekan.Üstelik benim gibi küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk mini minnak bi şehirde okuyanlar için,yine benim gibi mega şehrin kasvetinden kurtulanlar için mükemmel bi yer.
Her ne kadar şehrin bi ucunda kaldığım yurdumdan diğer ucunda dağın başındaki fakülteye otobüsle ulaşım bir saat sürse dahi..
 Velhasılıkelam ben bu küçük şehre aşık oldum :)
Şimdi bu şehirde geçirdiğim ilginç olaylara  göz atalım :


1) Bi gün yine esas kızımız derse geç kalmaktadır,en yakın arkadaşının sen iyi misin sorusuna kendimde değilim diye cevap verip dersin ikinci kısmına yetişmek için hızlanırlar.Ki başarırlar da.Fakat bu dersin bir ütopyalı olduğuna emin olduğumuz hocası biraz gıcıktır ve imzayı dersi dersine alır.Peki kızlarımız bunun altında kalır mı?
Hayır tabi,bi arkadaşlarına imzayı attırırlar :)
Amma ve lakin esas kızın başta da dediği gibi klı başında değildir ve hocanın imza atmayan kaldı mı sorusuna evet diye cevap verir.Hocanın da soracağı tuttu ya!!!
Neyse bizim deli kız yanındaki arkadaşının darbesiyle ne yaptığını anlar fakat iş işten geçmiştir.Hocanın önüne gelir imza listesini eline alır ve yerine atılmış imzanın üstüne imza atar :)
Ütopyalı bu işte bir iş olduğunu çözer ama olayı anlayamaz :)
Ve esas kız olayı anlayan arkadaşlarının ''salak bu kız'' bakışları altında başı dik bi şekilde yerine oturur..


2)Yine bir gün esas kızımızın arkadaşlarından gizli yediği dört dondurmanın ertesinde dişi ağrımaktadır.Evet esas kızın bu arkadaşlardan korktuğu doğrudur :(
Her neyse kızımızın ağlayıp sızlamaları sonucu dayanamayan anne yürekli arkadaşları bakkala gidip aspirin almaya karar verirler.Fakat kızların aklı neyle meşguldür bilinmez hanfendiler sokağın altındaki bakkaldan aspirin almak yerine gece gece nöbetçi eczane için sağanak yağmur altında şehrin merkezine yürüyüp aferin almayı tercih ederler :(
Esas kızın zaten dinen diş ağrısı sucuğa dönmüş kızlara attığı kahkahalar sayesinde son bulur.
Kızlarımızın diş ağrısına ağrı kesici yerine soğuk algınlığı ilacı almalarının nedenine gelince ; hanfendiler esas kızın rahatsızlığının psikolojik olduğunu düşünüp o yüzden aferin istediğini varsaymışlardır :) :) :)


3)Ve final haftası..
Esas kız kesinlikle telafisi olmayan sınavın otobüsünü kaçırmıştır artık bu kaçırılan bilmeme kaçıncı otobüs tabi..
Arkadaşlarından biri aheste aheste arkadan gelirken diğeri yani daha delisi kaçan otobüsün peşinden koşturur belki yetişebilirim umuduyla..
Kızımız otobüsün kaçtığına mı yansın ,otobüsü kaçırmamak için sabah ezanı okunmadan kalktığına mı, çöker birden yere.O sırada yanındaki amca telefona sarılır,ta ki arkadaki arkadaşı gelip kaldırana dek.Tüm olanlar yetmezmiş gibi amca başlar bu kez ; ''kızım bende bi şey oldu sandım ambulansı aradım,yavrum niye çöküyon öyle birden yol ortasına'' larla dolu paparayı yerken bu sefer otobüs peşindeki arkadaşı dönüp gelir ve der ki : yoonseul koş şurda bi teyze beni koşarken görünce acıyıp otobüse yetiştirmeyi teklif etti :)
Esas kız sonunda yetiştiği otobüste tam derin bi nefes alacakken aklına gelen şeyle hayretler içinde kalır: Kalem almayı unuttum!!

Bu kadarla kalsa iyi..

Henüz ütünün götünde pişen kahvelerden,
Otobüsü kaçırmadığımız nadir seferlerden birinde bindiğimiz yanlış otobüsten,
Geç getirdiği çiğ köfte yüzünden arayıp 23:54 e kadar getirdin getirdin getirmezsen yurda gireriz diye tehdit ettiğimiz çiğ köfteciden,
Konu anlatacağız diye rezil olmayalım ders iptal oldu diyelim kimse gelmesin yalanımızın bir tek kişi sayesinde sadece iki dakikada tüm erkek kyk ya ulaşmasından,
Yine bir diş ağrısında baygınlık geçirip amcanın deyişiyle  sözüm ona çocuklara kötü örnek teşkil eden benden,
Üç buçukta yatıp dörtte güvenlik tarafından odayı basan su gerekçesiyle uyanmamızdan ve sonra o suyu kendi imkanlarımızla boşalttığımızdan,
Körebe oynarken ebe olunca göremiyorum diye üzülen deli çobandan,
Kan görmeye dayanamazken duyarlılığına lanet okuyarak kan verdikten sonra baygınlık geçirirp bilmem kaçıncı tuzlu ayranla midesi kalkan yine benden,
Girdiğimiz porselenciden bilmece gibi konuştuğumuz gerekçesiyle kovuluşumuzdan,
Hastayken üzerime oturup koydukları ıslak bezlerden,
Tek başına roman oynarken yakalanınca akıl sağlığından şüphe duyulan benden
Boyanan yüzlerin yüzümden alınan intikamlarından  BAHSETMİYORUM  BİLE :) :) :)


Özetle üniversite güzel şey,ama üniversitenin bana kattıkları çok çok çok daha güzel.
İyi ki varsınız Bu küçücük şehirdeki kocaman yürekli insanlarla dolu ailem,sizi seviyorum..

Ve tabi sizi de...
Mutlu kalın :)

4 Temmuz 2014 Cuma

IPKKND'DAN Kısa kısa VE ''ARHİ''


Demincik yazdığım jalebi tarifinde bahsettiğim diziyle ilgili yeppte paylaştığım yorumu yazmaya geldim.Iss pyaar dan hala haberi olmayan var mı bilmiyorm ama beni aşırı derecede etkileyen bi diziydi.Kendisi hakkında biriktirdiklerimi yakın zamanda sayfalar dolusu olmasın diye böle böle yazmayı düşünüyorum ama önce  yeppte diziyi izlemeden hemen önce izledikten hemen sonra yazdıklarımı görmenizi istedim.Sakın diziyi izleyip de Arnavlanmayın !






İşte izlemeden hemen önce ben :

















ve izledikten sonra ben..





Bütün o ''what the'' lardan  ''shut up''lardan sonra beklenen ''I love you damn it''



Bekleyin beni..
Umarım yakın bir zamanda siz izlemeden ben anlatımlarımla izleteceğim size diziyi :)

Hint Yemek Kültürü:Jalebi :)



Evvet bir Iss pyaar ko kya naam doon klasiği :)
 Aslına bakarsanız dizinin kendisini anlatmadan önce kaçmaz nasılsa deyip dizide sıkça geçen bu muhteşem tatlının tarifini vericem.Daha doğrusu daha önce Yepp'de paylaştığım tarifi olduğu gibi geçireceğim :)
 Saçmaladığım yerlerde gülmek serbest!


Her zaman aç Khushi ...


Aslına bakarsanız önce Barfiyi yazmak isterdim ama Iss Pyaar dizisinin üstüne her gün canımın çektiği ve bunu alışkanlık haline getirdiğim jalebiyi paylaşmaya karar verdim.Umarım benden önce paylaşan olmamıştır.

Bir çoğunuzun çeşitli sitelerden ulaştığı bir jalebi tarifi vardır mutlaka ama ben diziden gördüğümü ve damak zevkimi birleştirerek paylaşıyorum bu tarifi..

Bana yapacak kimse olmadığım için kendim yaptım siz de benim gibiyseniz;
Hadi hanımlar iş başına !




Hamur:
Yarım bardak su
1 su bardağı un
2 çorba kaşığı mısır nişastası(bunun yerine pirinç unu kullanıyorum ben)
1 çorba kaşığı yoğurt
Bir çimdikten az tuz

Şerbet:
1 su bardağı + 1 çay bardağı toz şeker
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı limon suyu
Toz kakule ve bir tel safran(Aktardan bulabilirsinizoğru kakule sadece Tarçın ve arkadaşlarındaki yeşil geveze kuş değilmiş !)

Kızartmak için:
3 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tarçın(ben tarçını çay kaşığıyla kullanıyorum)


Tarife gel !
Tüm hamur malzemelerini birbirine yedirerek karıştırdıktan sonra hamuru bi torbaya koyup,torbanın ucunu deliyoruz.Ve evet tam tahmin ettiğiniz gibi hamuru kızarmış tavada hızlıca gezdirerek çiçek şeklinde jalebilerimizi oluşturup,kızaran jalebileri mümkünse yanmadan önceden hazırladığımız soğuyan şerbete batırıp şerbetini çeker çekmez çıkarıyoruz.Tamamdır,Jalebiler hazır!
Afiyet bal şeker olsun
 


Bize yediren kimse olmadığına göre Allahın verdiği 10 parmağa şükretme zamanı  (n'aparsın ablası,teselli işte)



Ahh jalebiye (Yoksa arhi mi demeliyim) dair bu ka anı fazla geldi,hüzünlendim yine...

27 Haziran 2014 Cuma

Ağlamaklıyım,Asın Beni,Yeridir...


Lys sonuçları açıklandı malumunuz.
Eee Allah'ın malı burda ne arıyon diceksiniz?Bilgi almaya geldim.
Yani hiç olmazsa bilgilendireceğinizi umuyorum diyelimm..

Öncelikle Tm ciyim.Eşit ağırlık yani..
Amma ve lakin Dil istiyorum:Uzakdoğu dillerinden özellikle de Kore dili ve edb.
Hevestir geçer üzülürsün gibi laflara başlamayın lütfen çok araştırdım çünkü tam olarak istediğim tek şey bu..
Ankara Üniversitesi Kore dili ve edb. istemekteydim
Taa ki sonuçlar açıklanana kadar

Hemen kınamayın çok kötüyse de lütfen alıştıra alıştıra söyleyin.Gözlerim yeterince şişti zatenn
Ve bir de hala Erciyes üniversitesini kazanma ihtimalim var mı acaba?


offf kendimi çok kötü hissediyorum,hıçkırıklarımda boğulacakmış gibi..
Ve bu resim
Durumu özetliyor sanırım..

Ahh birileri haksız olduğumu söylesin,ama haklı bi şeklide lütfenn buna çok ihtiyacım var..

Ben şimdi ne yapıcam.
Diyelim ki başka hem de istediğimden bambaşka bi bölüm kazandım,nolacak?
Nasıl tercih yapıcam?
Nereye gidicem?
Kimle görüşcem?


OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFF !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!



Mim penceremden-Dışardaki Dünya



Henüz güneş batarken yazıyorum daha gecenin huzurunu hissetmeden
Belki babamın pc'ye yerleşmesinden korkarak,belki de gecenin hüznünden
Ve belki gecenin renginden

Hemen karşımda yine hissettiklerimden öteye geçemediklerim var,yine düşlerimin bir kısmı ,düş kırıklıklarımın bir kısmı ve kabuslarımdan arta kalanlar...

Ve bir de çocuklar,her zamanki sessizlikleriyle(!) yakan top oynuyorlar,karışmak istesem de aralarına yapamıyorum ya da yapasım gelmiyor işte..

Yine annem camdan kardeşime bağırıyo 'çok koşma terlersin'diye ve Şükran abla yine mahallenin her zaman kayıp çocuğu Furkan'ı arıyo koştura koştura.Anlaşılan yine ocakta yemek var ve Ahmet amca gelmek üzere.

Karşıdaki binayı boyayan işçiler gün sonuna gelmenin rahatlığıyla şakalaşmaya başlıyorlar yine ve hemen en alttan bir nida düşüyor kulağıma
'Lann n'arıyon orda in aşağı dur inme yukarı çık,lannn'diye
Halil yine demirlerden aşağı inmeye çalışırken tam da 3.kattaki evlerinden.Ve ablası bağırıyo yine 'korkma abi o domuza bi şey olmaz' diye

Bence de olmaz düşerse bile Halil düşer yine dört ayağının üstüne :)

Ve 3M yine kızlara sataşmış olmalı ki Zeyno çığlığı basıyo'Merve ablaaaa ya şu kardeşine bi şey de'
Ben çıkıyorum cama daha doğrusu sadece başımı uzatıyorum ve Muhammedlerin üçüne de soruyorum 'naptınız gene'..
Binbir şikayet ve dilekten sonra rüşvete başvurmakta buluyorum çözümü kulak sağlığımı düşünerek biraz da.Ve hemen cebimdeki son parayı biraz istekli biraz hayırr çokkk isteksiz bi şekilde uztıyorum.M'lein en büyüğüne...Tabi içimden saydırırken dilimden dökülen 'senle evde görüşcez ' sözleriyle..

Amacım ne miydi?Rüşvet vermesem yine Merve mahalle karılığının tam olarak ne demek olduğunu gösterecek, ne kendi yaşına ne de karşısındakinin boyuna bakmadan hem de..

Ehh diyorum tam yarım saattir oturduğum sandalyeden kalkarak 'gitti yine bizim paralar'

Dipnott:Tarih 26 haziran cuma perşembe akşam üzeri olmakla birlikte yazıda geçen olay ve kişiler birebir gerçektir...Ve fotolorın konuyla ilgisi olmamakla birlikte fotodaki şahıs Elif Su adındaki kardeşcağzımdır :)

Vee Düda bunu yazmak çok zormuş ama biraz da keyifli tabi...Düda'ya tekrar teşekkürler deyip bende bu mimi almak isteyen herkese paslıyorum o haldee..




25 Haziran 2014 Çarşamba

K-World Dans Festivalinden Arta Kalanlar

 Aslında bu yazıyı gelir gelmez taze taze yazmak isterdim ama yüzüm o kadar kızarmış haldeyken daha heycanımı sindirememişken yazmak istemedim.Ve bi de o gelir gelmez bastıran Arnav aşkım vardı.

  Neyse burayı hemen geçmezsek tekrar bastıran Arnav aşkım beni diziyi izletmeye zorlayacak :)

  Hımm nerde kalmıştık efenim.Hah K-world dans festivalinde açıkçası hızlı bi şekilde ilk gidenlerden olmak için uğraştım ama sanırım biraz geç kalmışım.Neyse dedim geç olsun güç olmasın amma ve lakin güç oldu efenim Güç oldu çünkü daha iki saat kalamadan festivalden ayrılmak zorunda kaldım.Bu yüzden burada sadece standlardan bahsetmek zorunda kalıcam.( severek ve üzülerek :)

  Bi kerem yol çok yakındı ama ben heyecandan 40.000.kişiye sorduktan sonra anca bulabildim.Ve girer girmez size sunmak için bi video hazırladım.
video
Öncelikle bu videoda kızarmış çirkin yüzümü görmek zorunda kaldığınız ve gösterdiğim aşırı heyecandan muhtemelen hiç bi şey anlayamadığınız için üzgünüm :(

Girer girmez gözüme ss501 standının çarpmasını neyle açıklayabilirsiniz:) Çok güzeldi yaa



Buradaki ürünler için Yekta'ya minnettarım.Sadece bir kitap ayracı alabildiğim içinse sadece üzgün,pişman,perişan...
işte aldığım kitap ayracı :)

ve yine ben yine enişteniz
ahh utandım yine :)
Yüzümdeki aptal gülümsemeyi görmemezlikten gelin lütfenn :(

işte Beast ve Exo standları




                                                               ve History standı
                                              ve bu standdan aldığım muteşem history  posteri
                                              (Na Do Kyun sizce de çok tatlı değil mi?)
History Tr standına minnettarlığımı bildirerek izninizle devam ediyorum...

Hımm sırada Exoyla çektiğim foto var : )


standda göremeyenler için tekrar shinee nin kendi el yazılarıyla imzaları :


İŞte Snsd ve Infinite standları





Ve  Müsikbank te Donghae nin öptüğünü söyledikleri bayrak


Lee Teuk mesajlarım



Ve festivalden aldığım diğer iki ürün :I love kpop yüzüğüyle mıknatıslı Yoona kitap ayracı :)


Buradaki şeylerden alamadığım için beni kınamayın :(

Ama bunun için beni kıskanabilirsiniz :)
Çekilişte bir masa takvimi kazandım :) Görsellerr :
Çekiliş için ismim yazılırken --->

Ve kazandığım takvimm :)




Biliyorum belki siz kazansanız bunu yapmazdınız ama ben abartı bi insanım,abartıyı seven
Hiç bi şeyin dozunu tutturamam sevincin de
(Eğer çekilişte kazanmamın ardından attığım çığlıktan kulakları rahatsız olan varsa kesinlikle üzgünüm :)

EEE YoonSeul daha daha ne yaptın diyenlere sesleniyorum maalesef bi bardak sığuk kahveyle eve dönmek zorunda kaldım :(

Vee Pişmanlıklarıma geçelim.
1)etkinliğin devamını izleyememek
2)Annemden korkmak
3)İkinci sırada bahsettiğim sebep yüzünden alamadıklarım
(özellikle L posteri ve Infinite parmaküstü yüzüğü)
4)Aloo mini konserini izleyememek
(taklit olduğu söylense de benim kanım ısındı kendilerini sevdim hem ayrıca bu devirde kaç kişi özgünlüğü yakalayabilmiş de sorgulama şansına sahip ki birilerini)
5)Maalesef kpop dans festivaline gidip dans yarışmasını izleyemeden dönmek


Ehhh benden bu kadar...
 kaçırdıklarım ve pişmanlıklarımla geçirdiğim bi günün ardından ramen yemeye gidicem sanırım
 Düda'nın bahsettiği Fung kardeşler bakalım bana neler öğretebilmiş :)



imza